Çek Cumhuriyeti'nin kaplıcalarıyla ünlü kenti Karlovy Vary'ye, son dönemde Türkler de yoğun ilgi gösteriyor. Mimarisiyle Ortaçağ'dan bir masalı andıran kente tedavi amacıyla giden devlet adamları arasında Atatürk de vardı..
Bir kent düşünün binaların yarısından fazlası otel. Geri kalanların önemli bir kısmı da kafe ve restoran. İşte Karlovy Vary, küçük bir kent olmasına rağmen Çek Cumhuriyeti'nin en önemli turizm merkezlerinden biri. Her mevsim turist olmasının nedeni ise şifalı suları ve kaplıcaları, film festivali ve tarihi özellikleri. Karlovy Vary, Avrupa'nın en popüler kentlerinden biri olan Prag'a sadece iki saatlik uzaklıkta. Almanya'ya ise daha yakın, sınıra yarım saatlik mesafede. Batı Bohemia bölgesi içinde yer alan kent, tepeden ilk bakışta sıradan bir kasaba gibi görünüyor. Ama kente giriş yaptığınız ve ilk binayı gördüğünüz anda büyük bir yanılsama yaşadığınızı hemen anlıyorsunuz. Bir anda ne zaman, ne de mekân kavramı kalıyor. Kentin ortasından kendinizi adeta akışına bıraktığınız Hluboka Nehri geçiyor. Nehrin iki yakası küçük köprülerle bağlanıyor. Her iki yakada da hepsi birbirinden güzel harika binalar var. Sanki bir film dekoru gibi, sanki kalemle çizilmiş sonra da kuru boyayla boyanmış gibi... Çukurda, daha doğrusu vadi içinde yer alması nedeniyle kentin üzerinde her zaman bir pus var. Muhteşem binalar puslu havayla birleşince kendinizi Ortaçağ'da hissediyorsunuz. Zaten kentin kuruluş öyküsü de hayli ilginç. Eski adı Karlsbad olan Karlovy Vary, 1300'lü yıllarda Çek Kralı 4. Charles'ın av bölgesiymiş. Kral, karlı bir kış gününde avlamak için peşinde olduğu geyiklerin etrafında toplandığı bir kaplıca fark etmiş, sonra da kaplıcaya girmiş. O nedenle kentin adının anlamı "Kralın Banyosu." Kral, bir süre sonra da bu bölgede bir kent kurulmasını emretmiş. Ama kuruluşundan sonra Karlovy Vary, üç büyük tehlike atlatmış. İlk önce büyük bir sel, ardından 1800'lü yılların başında da iki yangın yaşanmış. Bu afetler nedeniyle yaşanmaz hale gelen kent her defasında yeniden inşa edilmiş.
STRESE İYİ GELİYOR Kent, şifalı kaplıcaları ve termal kaynaklar nedeniyle bir sağlık merkezi. Tam 12 büyük termal kaynak, beş de önemli spa var. Kaplıcaların başta şeker hastalığı, bel fıtığı, kemik hastalıkları ve özellikle de strese iyi geldiği biliniyor. Zaten herkesin elinde mineral sularla dolu ve çaydanlığa benzer fincanlar var. Kurulduğundan itibaren şifalı kaplıcaları nedeniyle büyük devlet adamlarının, ünlü yazar ve düşünürlerin ilgisini çekiyor. Rus Çarı Petro, kentin en güzel evini kendisine ayırıyor ve uzun bir zaman burada yaşıyor. Mozart, Beethoven, Freud, Karl Marx, Nazım Hikmet, Hitler kentin ağırladığı isimlerin yalnızca birkaçı. Mustafa Kemal de 1918'de tedavi için bu kente gidiyor. Atatürk, tedavi süresince kentin en ünlü otellerinden olan Carlsbad Plaza'da kalıyor. 5 binlik nüfusuyla yılda 7 milyon turist ağırlayan Karlovy Vary'de ayrıca kentin adını taşıyan ve her ağustos ayında düzenlenen uluslararası film festivali var. Ferzan Özpetek'in yönetiği Karşı Pencere, Doğu Avrupa'nın Cannes'ı olarak adlandırılan Karlovy Vary Film Festivali'nde 2003'te en iyi film, en iyi yönetmen ve en iyi kadın oyuncu dallarında üç ödüle birden layık görüldü.
FAVORİ YEMEK ROSTO Et neredeyse temel yiyecek. Çoğunlukla da tatlı ekmek ve tatlı soslarla servis ediliyor. Kentin favori yemeği ise rosto. İçecek konusunda da bira, tüm ülkede olduğu gibi Karlovy Vary'de de favori. Çek Cumhuriyeti Avrupa Birliği'ne üye ama hâlâ avro kullanılmıyor. Alışverişte ulusal para birimi kron geçerli. Çek Cumhuriyeti 2010 yılından sonra avro kullanmaya başlayacak. Kentteki hediyelik dükkânlar kuklalar, kristal takı ve eşyalarla dolu.
NASIL GİDİLİYOR? Karlovy Vary'e gitmek için en mantıklı yol Prag üzerinden ilerlemek. Çek Cumhuriyeti'ne gitmek için Schengen vizesi artık şart. Karlovy Vary'ye Türk turistlerin büyük ilgisi var. Kentin her sokağında Türkçe konuşanlara rastlamak mümkün. Bu ilginin nedenini kente tur düzenleyen Cafetur'un sahibi Ali Akyüz'e sorduk: "Bu ilgi son iki yılda arttı. Bunun birinci nedeni şifalı kaplıcalar. Artık Çek Cumhuriyeti'ne giden Türk turistlerin neredeyse tamamı Karlovy Vary'yi görmeden dönmüyor." Çek Havayolları İletişim Direktörü Daniela Hupakova'nın verilerine göre ise 2007'de Çek Cumhuriyeti'ne 100 bin Türk uçtu.
Marmaris'in Hisarönü köyündeki Azmak Deresi turistlerin yoğun ilgisini çekiyor. Denizden içeriye doğru yaklaşık 2 kilometre uzunluktaki Azmak Deresi'nde başta bazı balık türleri, su kaplumbağası ve mavi yengeç olmak üzere çok sayıda hayvan barınıyor.
Sığla ağacı gibi birçok endemik bitki türüne de ev sahipliği yapan Azmak Deresi kıyıları, şehir gürültüsünden uzaklaşmak isteyen turistlerin ilgisini çekiyor.
"KUM OCAKLARI DOĞAL DENGEYİ BOZUYOR"
Azmak Deresi'ni kanolarıyla gelen turistler, hem doğa ile baş başa kalıyorlar hem de sevimli hayvanları yakından görme fırsatı buluyorlar.
Öte yandan, Hisarönü muhtarı Mehmet Çelikalp, geçmişte Azmak Deresi'nde açılan kum ocaklarının deredeki doğal dengeyi bozduğunu ifade etti.Çelikalp, şöyle konuştu:
''Kum ocakları, derede yaşayan hayvanlara zarar verdi, doğal güzellikleri tahrip etti. Bu ocaklar, girişimlerimiz sonucunda kapatıldı. Şimdi ocakların neden olduğu tahribatı gidermeye çalışıyoruz. Sonra da burayı kano sporu yapılan bir merkez haline getireceğiz. Bunun için girişimlerimiz sürüyor.''
Kapadokya bölgesine gelen turistler, balonla gündoğumunu izleyerek ve yöreyi havadan gezerek keyif yapma olanağı buluyor.Eskiden sadece peri bacaları denilince akla gelen ancak son yıllarda balon uçuşları ile de özdeşleşen Kapadokya, günümüzde balon seyahati için gelen binlerce turiste ve onlarca balon pilotuna ev sahipliği yapıyor.
Başta Japonlar ve İspanyollar olmak üzere Almanların, İngilizlerin ve diğer ülkelerden gelen turistlerin büyük ilgi gösterdiği Kapadokya, mistik atmosferi, yılın 12 ayı uçuş yapılabilmesi ve peri bacaları gibi doğal güzellikleri ile dünyanın en iyi balonla uçuş noktaları arasında yer alıyor. Turistler son zamanlarda Kapadokya'da balonla özellikle gün doğumunu izliyor.Rüzgarın dingin olduğu sabahın erken saatlerinde başlayan uçuşlarda yolcular gündoğumuna havada şahit olurken tan vaktinin tüm güzelliğini ortaya çıkardığı Ürgüp, Göreme, Ortahisar, Uçhisar, Avanos ve Nevşehir'i havadan panaromik olarak görme şansını da yakalıyorlar.Tecrübeli balon pilotları kimi zaman vadi içlerine girerek peri bacalarına teğet geçen uçuşlarla bu güzellikleri yolculara yakından gösteriyorlar.
İspanya'da ünlü Salamanca Katedrali'ndeki astronot kabartması görenleri şaşırtıyor. 1102 yılında inşa edilen tarihi katedralin süslemeleri arasındaki astronot figürü gizemini koruyor. Uzaylılardan, zaman yolculuğuna kadar çok sayıda spekülasyonun yapıldığı kabartmanın kathedralin restarasyonu sırasında "muzip" restoratörler tarafından yontulduğu da iddialar arasında yer alıyor.
Türkiye'de en iyi rüzgar alan merkezlerden biri olarak gösterilen Alaçatı'da, 2'şer saatten 5 günlük rüzgar sörfü eğitimi için 350 YTL ödemek yeterli. Alaçatı'da rüzgar sörfü okulunu işleten 2007 Dünya Slalom Rüzgar Sörfü ikincisi milli sporcu Bora Kozanoğlu, her yaştan meraklının Alaçatı'da bu spora başlayabileceğini söyledi.
Bora Kozanoğlu, Alaçatı'da yılın 12 ayı yapılabilen rüzgar sörfüne ilginin her geçen gün arttığını kaydetti. Rüzgar sörfü öğrenmek isteyenler için en ideal zamanın bahar ayları olduğunu belirten Kozanoğlu, dünya rüzgar sörfü şampiyonalarına ev sahipliği yapan Alaçatı'nın, aynı zamanda bu spora başlamak için en güvenli parkurlardan birine sahip olduğunu söyledi.''Alaçatı, adeta windsurf öğrenmek için yaratılmış bir yer. Çok sığ. Düşseniz bile yerler kum. Yaralanma ihtimali çok düşük'' diyen Kozanoğlu, Alaçatı'da 7'den 70'e herkesin, fizik güçlerine uygun yelken ve boardlarla çok kısa bir sürede windsurf ğrenebileceğini dile getirerek, şöyle konuştu:
''Eskiden malzemeler pahalı ve ağırdı. İki kişi ancak taşıyabilirdi. Okullarda bile malzeme yok denecek kadar azdı. Şimdiyse 7 yaşındaki bir çocuğun dahi taşıyabileceği ağırlıkta malzemeler var. Maliyeti eskiye oranla azaldı. İstediğiniz malzemeyi de bulma imkanınız var. Günde 2 saatlik dersler olmak üzere 5 günlük kurs programımız var. 10 saatte karşı sahile gidip gelmeyi öğreniyorsunuz. 3 günlük bir programla trapez kemeri eğitimi veriyoruz. Trapez kemeriyle vücut ağırlığınızı kullanıp 70-80 kilo metre hıza ulaşmanız mümkün.''Kozanoğlu, 10 saatlik ders programının 350 YTL civarında olduğunu belirterek, şunları söyledi:
''İnsanlar 15-20 dakikalık jetski gezisi için 150-200 YTL ödeyebiliyor. 350 YTL karşılığında adrenalin ve özgürlük duygusunu doyasıya yaşayabileceğiniz bir spora başlayabilirsiniz. Mayonuz dışında bir şey getirmeniz gerekmiyor. Tüm malzemeyi temin ediyoruz. Kurs sonunda uluslararası geçerliliği olan VDWS lisansı veriyoruz. Öğrendikten sonra günlük 80 YTL civarında malzemeyi kiralayıp kendinizi geliştirebilirsiniz. İlerlemek isterseniz bin YTL karşılığında ikinci el board ve yelken de bulabilirsiniz. Yeni malzeme almak ise 2 bin YTL civarında.''
Kozanoğlu, yabancı turistlerin yanı sıra Türklerin de gün geçtikçe yelken sörfüne olan ilgisinin arttığını, bunun da sporun gelişmesi bakımından sevindirici olduğunu kaydetti.Ailelerin çocuklarını 7 yaşından itibaren bu spora yönlendirebileceklerini kaydeden Kozanoğlu, ''Ben 10 yaşında başlamıştım. Eğer iyi çalışırsanız 16-17 de geç sayılmaz'' şeklinde konuştu. OTELDEN İŞ TOPLANTILARINA RÜZGAR SÖRFÜ SEÇENEĞİ
2 yıllık bir aradan sonra kapılarını 20 gün önce açan Alaçatı'daki Süzer Sun Dreams Oteli Genel Müdürü Kaan Bayhan ise iş dünyasına yönelik ''rüzgar sörfü'' paketi hazırladıklarını kaydetti. ''Sıkıcı toplantılara'' rüzgar sörfüyle renk katmayı hedeflediklerini kaydeden Bayhan, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Son 4-5 yıldır rüzgar sörfü tutkunları artıyor. Yapılan anketlerde Alaçatı, Türkiye'nin en iyi rüzgar sörfü merkezi olarak gösteriliyor. Yüzmeyi bilmeyenler bile güvenli bir şekilde burada sörf öğrenebiliyor. Bu durumun bölgenin tek kapalı tesisi olarak bize önemli bir misyon yüklediğine inanıyoruz.
İş dünyasının 'denge teorisi', 'genel duruş tekniği', 'yön bulma tekniği', 'kontrollü seyir teknikleri' gibi kavramları rüzgar sörfünün kavramlarıyla benzerlik taşıyor. Bu düşünceden hareketle iş dünyasına rüzgar sörfü de içeren bir paket hazırladık. 5 gün sürecek bir seminerde, sinerjiyi artırmaya dönük olarak, rüzgar sörfünden yararlanılabileceğini düşünüyoruz.''Bayhan, 17-19 yaş aralığındaki öğrencilere yönelik de rüzgar sörfü eğitim programını içeren bir paket hazırladıklarını belirterek, özellikle Rusya ve Almanya'dan ilgiyle karşılandığını dile getirdi. kaynak:sabah