GÜNCEL_HABER - İSTANBULHABER34 - Blogcu



İSTANBULHABER34

15/6/2008 - 1.5 milyon öğrenci kader sınavında

Kategori: GUNCEL_HABER


1,5 milyonu aşkın adayın katılacağı Öğrenci Seçme Sınavı'nın başlamasına artık dakikalar kaldı. Adaylar yavaş yavaş sınava gireceği salonlara alınmaya başlandı.

1,5 milyonu aşkın adayın katılacağı Öğrenci Seçme Sınavı, birazdan yapılacak. Yabancı dil bölümlerinde okumak isteyen öğrenciler 22 Haziran’da da yabancı dil sınavına da girecek. Sınav sonuçlarının 10-15 Temmuz tarihleri arasında açıklanması planlanıyor.

Öğrenci Seçme Sınavı (ÖSS), Türkiye’de tüm il ve bazı ilçeler olmak üzere 151 merkezde ve KKTC’nin başkenti Lefkoşa’da toplam 5 bin 200 binada, 81 bin 138 salonda gerçekleştirilecek. Sınav günü binalarda 239 bin 191 kişi görev alacak. Öğrenci Seçme Sınavı (ÖSS), Türkiye’de tüm il ve bazı ilçeler olmak üzere 151 merkezde ve KKTC’nin başkenti Lefkoşa’da toplam 5 bin 200 binada, 81 bin 138 salonda gerçekleştirilecek. Sınav günü binalarda 239 bin 191 kişi görev alacak. Sınava 1 milyon 530 bin aday katılacak.

Adayların salona giriş işlemlerinin zamanında tamamlanabilmesi için en geç saat 08.45’de sınav yerlerinde hazır bulunmaları gerekiyor.

Adayların sınava gelirken yanlarında mutlaka sınav giriş ve kimlik belgesi fotoğraflı, resmi onaylı özel bir kimlik belgesi ile bir fotoğraflarını bulundurmaları gerekiyor. Kimlik belgelerinin fotokopisi veya faksı kabul edilmeyecek. Nüfus cüzdanı, sürücü belgesi ve pasaport özel kimlik olarak kabul edilecek. Sınavda, salon görevlileri adayı sınava giriş ve kimlik belgesinden tanımakta zorlanırsa adaydan fotoğraflarını göstermelerini isteyebilecek.

Sınav kimlik belgesi ile özel kimlik belgesini yanında bulundurmayan aday hiçbir şekilde sınava alınmayacak. Ayrıca bu yıl getirilen uygulama ile cep telefonuyla sınav binasına gelen adaylar da kesinlikle sınava alınmayacak.

Bunların dışında adayların yumuşak uçlu iki kurşun kalem, kalemtıraş ve leke bırakmayan bir silgiyi de yanlarında götürmeyi unutmamaları gerekiyor. Adaylar kimlik kontrolleri yapıldıktan sonra sınav salonlarına alınacaklar.

ÖSYM’nin bu yıldan itibaren sınava girecek adayların rahat etmelerini sağlamaya yönelik yaptığı düzenlemeyle kilolu ve uzun boylu adaylar durumlarına uygun sıralarda sınava alınacaklar. Kolçaklı sandalyelerin bulunduğu salonlarda, ilköğretim 1. ve 2. sınıfların kullandığı salonlarda ve üzeri pürüzlü sıralarda bundan sonra sınav yapılmayacak.

YASAKLAR
Adayların yanlarında çağrı cihazı, cep telefonu ve benzer haberleşme araçlarıyla, cep bilgisayarı, saat fonksiyonu dışında fonksiyonu bulunan saat, sözlük işlevi olan elektronik aygıt, hesap makinesi bilgisayar özelliği bulunan cihazlarla, silah ve benzeri teçhizatla, müsvedde kağıdı, defter, kitap, sözlük, pergel, açıölçer, cetvel gibi araçlarla sınava girmeleri yasak.
Başları açık olmayan veya kılık kıyafetleri yürürlükteki mevzuata uygun bulunmayan adaylar sınava alınmayacak.

Salona yerleştirme işlemleri tamamlandıktan sonra salon başkanı sınavda uyulacak kuralları hatırlatacak ve test sorularını yanıtlamak için kullanılacak cevap kağıtları dağıtılacak. Cevap kağıdındaki gerekli yerler adaylar tarafından doldurulduktan sonra soru kitapçıkları da dağıtılarak sınav başlatılacak.

Soru kitapçıkları dağıtıldıktan sonra adaylar ilk 90 dakika ve son 15 dakika içerisinde sınav salonunu terk edemeyecekler.

SINAVDAKİ KURALLAR
Adayların sınav süresince konuşmaları, kopya alıp vermeleri, salondaki görevlilere soru sormaları, birbirlerine kalem, silgi gibi şeyler alıp vermeleri yasak. Salonda sigara, pipo gibi şeyler içilmesi, başkalarını rahatsız edecek şekilde bir şeyler yemek ve içmek de yasaklar arasında bulunuyor.

Bu yasaklara uymadığı tespit edilen adayların sınava devam etmelerine izin verilmeyecek ve sınavları iptal edilecek.

195 DAKİKA SÜRECEK
Sınav saat 09.30’da başlayacak ve tek oturumda 195 dakika sürecek. Her bir adaya tek soru kitapçığı ve tek cevap kağıdı verilecek. Soru kitapçıkları kopyanın önlenmesi amacıyla 10 tür basıldı.

Sınavda, 30’ar soruluk toplam 8 test yer alacak. Ön lisans programlarını tercih edecek adayların ilk 4 testi yapmaları yeterli olacak. Lisans programlarını tercih edecek adayların ise bu 4 teste ek olarak, alanları doğrultusundaki 2 testi daha yapmaları gerekiyor.

İlk 4 test Türkçe, Sosyal Bilimler-1 (Sos-1), Matematik-1 (Mat-1) ve Fen Bilimleri-1 (Fen-1) olarak isimlendirildi. Bu testleri yanıtlayan adaylar, sınavın ikinci bölümünde alan dersleriyle ilgili testlere geçecekler.

Alan testleri de edebiyat - sosyal bilimler (Ed-Sos), Sosyal Bilimler-2 (Sos-2), Matematik-2 (Mat-2) ve Fen Bilimleri-2 (Fen-2) olacak.

TESTLERİN KAPSAMLARI VE YÜZDELERİ
Sınavın, ortak müfredattan oluşan ilk bölümünde Türkçe testinde Türkçe’yi kullanma gücü ile ilgili sorular, Sos-1’de sosyal bilimlerdeki temel kavram ve ilkelerle düşünmeye dayalı sorular (Tarih yüzde 43, coğrafya yüzde 34, felsefe yüzde 23 oranında), Mat-1’de matematiksel ilişkilerden yararlanma gücüyle ilgili sorular, Fen-1’de fen bilimlerindeki temel kavram ve ilkelerle düşünmeye dayalı sorular (Fizik yüzde 43, kimya yüzde 30, biyoloji yüzde 27) yer alacak.

Sınavın alan testlerini kapsayan ikinci bölümünde de Ed-Sos alanında Türk dili ve edebiyatı (Edebi metinler dahil - yüzde 57), Türkiye coğrafyası (yüzde 27), psikoloji (yüzde 16) sorulacak.

Sos-2’de tarih (yüzde 43), ülkeler coğrafyası (yüzde 23), sosyoloji (yüzde 17), mantık (yüzde 17) olacak. Mat-2’de matematik yüzde 70, geometri yüzde 30 oranında sorulacak. Fen-2’de ise yüzde 43 fizik, yüzde 30 Kimya ve yüzde 27 biyoloji soruları yer alacak.

Dil alanında da kelime ve dil bilgisi (yüzde 25), çeviri (yüzde 15) ve okuduğunu anlama (yüzde 60) soruları olacak.

PUANLARIN KULLANILACAĞI YERLER
Sınav sonuçları, temmuz ayının son haftasında açıklanacak. Sınavın 120 soruluk ilk kısmını yanıtlayan, yani EA-1, Söz-1 ve Say-1 puanı olan adaylar, meslek yüksek okullarını (Sınavsız geçişten sonra boş kalan kontenjanlara yerleşebilmek için), açık öğretim ön lisans programlarını, Açık öğretim lisans programlarını (İngilizce Öğretmenliği hariç) ve özel yetenek sınavı sonuçlarına göre öğrenci alan lisans programlarını tercih edebilecekler.

Bu puanlar, ayrıca mesleki ve teknik orta öğretim kurumlarından mezun olanların kendi alanlarında ek puanla girilen yüksek öğretim programlarına (Mesleki eğitim fakültesi, teknik eğitim fakültesi, endüstriyel sanatlar eğitim fakültesi, ticaret ve turizm eğitimi fakültesi, ilahiyat fakültesi; eğitim fakültelerinin bilgisayar ve öğretim teknolojileri, okul öncesi, anaokulu, üstün zekalılar, zihin engelliler, görme özürlüler ve işitme engelliler öğretmenlikleri; sağlık yüksek okulu, turizm işletmeciliği ve otelcilik yüksek okulu, turizm ve otel işletmeciliği yüksek okulu, endüstriyel sanatlar yüksek okulu, sivil havacılık yüksek okulu, uygulamalı yabancı diller yüksek okulu, bankacılık ve sigortacılık yüksek okulu, uygulamalı bilimler yüksek okulu ve bu türdeki okullara yerleşmek amacıyla kullanılacak.

Say-2, Söz-2 ve EA-2 puanları da mesleki ve teknik orta öğretim kurumlarından mezun olanların kendi alanlarındaki ek puanla girilen yüksek öğretim programları ile açık öğretim lisans programları dışındaki 4 ve daha fazla yıllık lisans programlarına giriş amacıyla kullanılacak.

Dil puanı da sadece yabancı dil ağırlıklı puanla öğrenci alan tüm lisans ve ön lisans programları için geçerli olacak.

Üniversitelerin yabancı dil bölümlerinde okumak isteyen adaylar, ÖSS’nin yanı sıra 22 Haziran Pazar günü yabancı dil sınavına katılacaklar. Sınav sonuçlarının, 10-15 Temmuz 2008 tarihleri arasında açıklanması planlanıyor.

kaynak:AA

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

15/6/2008 - Vatansız doğdu vatansız da öldü

Kategori: GUNCEL_HABER


Doğup büyüdükleri topraklarda vatansız olarak yaşayan Hataylı Hasan Parlak(77) vatansız olarak hayata veda etti. Yaklaşık 2 aydır kalp rahatsızlığından dolayı tedavi göreN Parlak'ın tek isteği ayyıldızlı nüfus cüzdanına sahip olmaktı.

Yayladağı'na bağlı Yeditepe beldesinde doğup büyüyen Parlak ailesi doğdukları günden buyana Türk vatandaşı olamamanın sıkıntısını yaşadı. Bu güne kadar Parlak ailesinden Sefer ve Mehmet Parlak Nüfus Cüzdanına kavuşamadan hayatını kaybetti. Parlak kardeşlerden üçüncüsü Hasan Parlak da nüfus cüzdanını alamadın yaşamını yitirdi.

Geriye ise vatansız ve nüfus cüzdansız yalnızca Ali Parlak kaldı. Yıllardır süren mücadeleden sonuç alamayan Mehmet Parlak da geçtiğimiz yıl ayyıldızlı bir nüfus cüzdanına sahip olamadan vefat etmişti.

Vatanlarında vatansız olarak yaşayan Parlak ailesinin fertleri vatanlarında yok sayıldıkları için askere çağrılmıyor, vergi numarası ve ehliyet alamıyor, sigortalı olamıyor, birçok haktan yararlanamıyor.

Gerekçe olarak ise 1939 yılında köyün imamı olan baba Sefer Parlak'ın, Şapka Devrimi ve Türkçe Ezan uygulamasına muhalefet edip Suriye'ye gitmesi gösteriliyor. Bu davranışı Türk vatandaşlığından çıkarılmasına sebep olan Parlak'ın çocukları Ahmet, Ali, Mehmet ve Hasan Parlak da aynı muameleye tabi tutuldu.

Türk vatandaşlıkları sona erdirildi. Parlak ailesinin fertleri o günden bu yana Türk vatandaşı olabilmek ve ayyıldızlı bir nüfus cüzdanına sahip olabilmek için mücadele verdi. Babalarının muhalifliği ise üç kuşağı birden etkiledi.

Sefer Parlak'ın oğlu Ali Parlak (73), şimdiye kadar çalmadık kapı bırakmadıklarını; fakat hâlâ vatandaşlığa kabul edilmediklerini söyledi.

Kimliksiz ve vatansız ölmek istemediklerini dile getiren Parlak, kimlikleri olmadığı için büyük sorunlar yaşadıklarını ifade etti. Parlak, "Çocuklarımızı üzerimize kaydettirmediğimiz için annelerinin soyadını alıyorlar. Her şeyimiz burada. Kimliğimiz olmadığı için özellikle resmi işlemlerimizi yaptırırken büyük zorluklar yaşıyoruz." dedi.

kaynak:CHA

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

13/6/2008 - İzmir'de barda kavga çıktı: 3 yaralı

Kategori: GUNCEL_HABER

İzmir'in Çiğli ilçesinde, bir barda çalışan 3 garson tabancayla yaralandı.

AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, saat 03.00 sıralarında, Çiğli eski havaalanı yolu benzin istasyonunda Mahmut Yıldırım (22), Taner Yılmaz (31) ve Ercan Yeşil (33) bilinmeyen nedenle kimlikleri belirlenemeyen kişilerle tartıştı. Kavgaya dönüşen olayda Yıldırım, Yılmaz ve Yeşil tabancayla yaralandı. Zanlılar ise olay yerinden kaçtı.

Yaralılar, ambulansla Karşıyaka Devlet Hastanesine kaldırıldı. Olayda sol baldırından tabancayla vurulan Mahmut Yıldırım, Kalp-Damar Cerrahi servisinde, sağ dizinden vurulan Taner Yılmaz ise Ortopedi servisinde, sol bacağından yaralanan Ercan Yeşil ise acil serviste gözlem altına alındı.

Yaralıların hayati tehlikelerinin olmadığı öğrenilirken, her üçünün de bir barda garson olarak çalıştıkları kaydedildi.

Kaçan zanlıların yakalanmasına çalışılıyor.

KAYNAK:A.A

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

13/6/2008 - Bilimsel yöntem sigarayı bıraktırır

Kategori: GUNCEL_HABER

Kulaktan dolma, sağdan soldan tavsiye yöntemlerle veya irade gücünüzle sigarayı bırakmak yerine, bilimsel yöntemlerle başarısı kanıtlanmış yöntemler denemeyi seçin

Sigara dumanına maruz kalmanın çocukların matematik ve okuma becerisini üç ay gerilettiğini belirten Prof. Dağlı, sigarayı bırakmak için, uzun dönem sonuçları bilimsel olarak kanıtlanmış yöntemlerin kullanılmasını öneriyor

Hamile bir kadın sigara içtiğinde bebeğin kalp hızı artar. Anne ile bebek arasındaki kordondan nikotin, karbonmonoksit (egzoz gazı) ve diğer zehirli maddeler bebeğe geçer. Üstelik sigara içen kadınların bebekleri daha düşük kiloyla doğar.

Sigaranın doğurganlık, gelişim ve sperm kalitesi dışında erkeklerde ereksiyon sorunu yarattığını da belirten Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı ve Sigara ve Sağlık Komitesi Başkanı Prof. Dr. Elif Dağlı, nikotin içermeyen ve bilimselliği kanıtlanmış ilaçlarla birlikte grup terapileri alınmasının sigarayı bırakmada etkili olduğunu söylüyor.

Bebek ve çocukların yanında sigara içilmesi, nasıl sonuçlara yol açar?
Sigara içen kadının bebeğinin kalp hızı artar. Anne emzirince nikotin, kimyasal maddeler bebeğe geçer. Hamileyken siga içenlerin çocukları daha küçük akciğer hacmiyle doğar ve bu 11 yaşına kadar devam eder. Cocukları sigaradan korumak için asla yanlarında, aynı evde sigara içilmemeli. Başka odada içmek de çözüm değil. Tam olarak sigarasız olmayan hiçbir mekân yeterince güvenli değildir. Asla çocuğunuzla restoran ve toplu yerlere sigara içiliyorsa girmeyin.

Sigara, kadınları nasıl etkiliyor?
Gebeliği önleme hapı kullanan ve sigara içen kadınlarda kalp krizi, felç, kalp damar hastalıkları 10 kat daha fazla görülür. Sigara içen kadınların doğurganlığı içmeyenlerinkinin yüzde 72’si kadardır. Gebeliği önleyici hap kullanmayı bıraktıktan sonra gebe kalmak bir yıldan daha fazla sürer.

Döllenmiş yumurtanın sigara içen kadınların rahmine tutunma olasılığı daha düşük. Sigara içen kadınlarda tüp bebek yönteminin başarısı daha düşük olur, daha erken menapoza girilir ve bu kadınlarda kemik yoğunluğu yüzde 5-10 daha düşüktür. Rahim başı kanserlerinin yüzde 19’u ve vulva kanserlerinin yüzde 40’ı sigara içmeye bağlıdır.
Hamilelik sırasında sigara içildiğinde anneyle bebek arasındaki kordondan nikotin, karbonmonoksit (egzoz gazı) ve diğer zehirli maddeler bebeğe geçer. Erken doğum olasılığı sigara içen kadınlarda daha yüksektir.

Sigaraya küçük yaşta başlamak gelişimi ve çocuğun psikolojisini nasıl etkiler?
Anne-babası sigara içen çocukların sigara içme olasılıkları içmeyenlere göre yedi kat fazladır. Sigara dumanına maruz kalan çocukların okul başarısının etkilendiği saptanmıştır. Sigara dumanı solumak matematik yeteneği ve okuma başarısını üç-dört ay geriletir. Ayrıca sigara içmeyi seçmiş gençlerin diğer risk taşıyan etkinliklere katılma olasılığı da yükseliyor. Hızlı araba kullanmak, korunmadan seks bu çocuklar arasında sıktır.

Kalp ve damarlar nasıl etkileniyor?
Sigara damarların iç yüzeyindeki düzgünlüğü ve parlaklığı kaybettirir. Damar içi, kireçle tıkanmış su borusu gibi tıkanmaya başlar. Damar içinde pıhtılaşmayı sağlayan hücreler de mini pıhtılar oluşturur. Atar damarların tıkanması halinde besledikleri organ beslenemez. Kol ve bacaklarda gangrenler oluşur ve bazen bu uzuvların kesilmesi gerekir. Aynı durum koroner arter denilen kalbi besleyen damarlarda olursa kalp beslenmesi bozulur ve kalp krizleri oluşur.

Sigara içen bir insan sigaranın vücudundaki zararlarını nasıl görebilir?
Göz sulanması, kaşıntı, burun akıntısı, balgamlı öksürük, eforla zorlanma görülür. Damar tıkanıklığı olursa, bacak ağrıları, ereksiyon güçlüğü, göğüs ağrısı, balgamda kan olur.

Sigarayı bırakmak için etkili yöntemler nelerdir?
Yoksunluk belirtileri sigaraya tekrar başlamaya neden olabilir. Yoksunluk belirtilerinin hekim gözetiminde ilaçlı tedaviyle önlenmesi, alışkanlık ve psikolojik boyutunun desteklenmesi bırakma olasılığını artırır.

Sigarayı bırakmada nikotini yerine koyma tedavileri denilen, sakız, cilde yapıştırılan bantlar, burun spreyleri kullanılıyor. Ayrıca nikotin içermeyen yeni tedaviler de var. Bupropion etken maddeli ilaç bunlardan biri. Variniklin etken maddeli ilaç ABD ve AB ülkelerinde kullanımda. Türkiye’de gelecek yıl kullanıma girmesi bekleniyor. Bu ilaç, nikotinin beyne yapışarak zevk verici hormon salınımını engelliyor ve böylelikle sigara içerek ortaya çıkan ödüllendirme ve yoksunluk mekanizmalarına izin vermiyor. Bu tip tedaviler bilimselliği kanıtlanmış yöntemlerdir. Mutlaka hekim denetiminde yapılmalıdır. Sigara bıraktırma bir tedavidir ve hekim olmayanların uygulamaması gerekir.

İlaç ve grup terapisi etkili
Bu ilaçların etkinliği ne düzeyde?

Bir sene sonunda sigara bırakmış olarak kalma oranı yüzde 25-30.

Grup terapileri de işe yarıyor mu?
12-13 kişiden oluşan gruplarla yapılan davranışsal tedaviler yararlı oluyor. Genellikle ilaçla birlikte uygulanması yararlıdır.

Bırakmanın en kolay yolu ne?
Aniden karar vererek beyinde bitirmek ve tıbbi yardım istemek.

IQS, lazer, ışın tedavisi vb. yöntemler  de kullanılıyor. Etkinlikleri nedir?
Bu yöntemlerin yararlı olduğu bilimsel olarak ispat edilmemiştir.

Bırakmak isteyen ne yapmalı?
Bilimsel çalışan bir hekim denetimindeki  sigara bırakma kliniğine başvurmalı, ispat edilmemiş yöntemlere güvenmemeli.

Doğru adresler nelerdir?
Üniversitelerin göğüs hastalıkları veya psikiyatri klinikleri, göğüs hastalıkları hastaneleri ve devlet hastanelerinin göğüs hastalıkları  kliniklerine  başvurabilirler.

Başkasının dumanı da kanserojen içerir

Sigaranın akciğerlere zararları nelerdir?
Sigara akciğerin elastik dokusunun tahrip eder. Balon gibi şişip sönerek çalışan akciğerler elastik yapılarını kaybederlerse  şişip kalırlar ve nefes verme sırasındaki havayı dışarı atma işini tam gerçekleştiremezler. Anfizem ve sonunda gelişen solunum yetmezliği bu nedenle olur. Sigara içindeki 81 kanser yapıcı madde insan hücresinde bulunana DNA nın parçalanmasına ve tamir sırasında yanlış yapılmasına ve dolayısıyla kanserlere neden olur.

Sigara içinde bulunan maddeler ayrıca astımı kolaylaştırır ve astım nöbetlerini artırır.

Sigara, içmeyen ama aynı ortamda bulunanları da aynı derecede mi etkiler?
Sigara içmemeyi seçmiş kişilerin sigara içenlerin üfledikleri veya sigaralarının yanması ile ortaya çıkan çevresel tütün dumanını solumak zorunda kalmalarına pasif sigara içiciliği denir. Çevresel tütün dumanının içinde daha çok kanser yapıcı ve daha yüksek oranda nikotin vardır. Bu dumanı soluyan çocuklarda astım nöbetleri iki kat daha sık ve ağır olur.

Sigara içen biriyle uzun yıllar yaşayanlarda veya işyerlerinde sigara içilen kişilerde kanser oranları daha yüksektir. Sigara içmeyen bireyler sigara dumanına maruz kaldıklarında sigara içenlerin hastalıklarına yakalanırlar. Birincil insan hakkı olan sağlıklı yaşam, için sigara içenlerin içmeyenlerin haklarına saygı göstermeleri gereklidir. Dahası bunun yasalarla mutlak surette düzenlenmesi gerekir. Sigara içilen alanların havalandırma sistemleri ile ayrılmasının kanser yapıcı kimyasal maddeleri temizlemediği gösterilmiştir. Sağlıklı solumak ve hasta olmamak için kapalı alanların mutlaka tamamen sigarasız hale getirilmesi gerekir.

KAYNAK:HABER7.COM

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

13/6/2008 - Bilimsel yöntem sigarayı bıraktırır

Kategori: GUNCEL_HABER

Kulaktan dolma, sağdan soldan tavsiye yöntemlerle veya irade gücünüzle sigarayı bırakmak yerine, bilimsel yöntemlerle başarısı kanıtlanmış yöntemler denemeyi seçin

Sigara dumanına maruz kalmanın çocukların matematik ve okuma becerisini üç ay gerilettiğini belirten Prof. Dağlı, sigarayı bırakmak için, uzun dönem sonuçları bilimsel olarak kanıtlanmış yöntemlerin kullanılmasını öneriyor

Hamile bir kadın sigara içtiğinde bebeğin kalp hızı artar. Anne ile bebek arasındaki kordondan nikotin, karbonmonoksit (egzoz gazı) ve diğer zehirli maddeler bebeğe geçer. Üstelik sigara içen kadınların bebekleri daha düşük kiloyla doğar.

Sigaranın doğurganlık, gelişim ve sperm kalitesi dışında erkeklerde ereksiyon sorunu yarattığını da belirten Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı ve Sigara ve Sağlık Komitesi Başkanı Prof. Dr. Elif Dağlı, nikotin içermeyen ve bilimselliği kanıtlanmış ilaçlarla birlikte grup terapileri alınmasının sigarayı bırakmada etkili olduğunu söylüyor.

Bebek ve çocukların yanında sigara içilmesi, nasıl sonuçlara yol açar?
Sigara içen kadının bebeğinin kalp hızı artar. Anne emzirince nikotin, kimyasal maddeler bebeğe geçer. Hamileyken siga içenlerin çocukları daha küçük akciğer hacmiyle doğar ve bu 11 yaşına kadar devam eder. Cocukları sigaradan korumak için asla yanlarında, aynı evde sigara içilmemeli. Başka odada içmek de çözüm değil. Tam olarak sigarasız olmayan hiçbir mekân yeterince güvenli değildir. Asla çocuğunuzla restoran ve toplu yerlere sigara içiliyorsa girmeyin.

Sigara, kadınları nasıl etkiliyor?
Gebeliği önleme hapı kullanan ve sigara içen kadınlarda kalp krizi, felç, kalp damar hastalıkları 10 kat daha fazla görülür. Sigara içen kadınların doğurganlığı içmeyenlerinkinin yüzde 72’si kadardır. Gebeliği önleyici hap kullanmayı bıraktıktan sonra gebe kalmak bir yıldan daha fazla sürer.

Döllenmiş yumurtanın sigara içen kadınların rahmine tutunma olasılığı daha düşük. Sigara içen kadınlarda tüp bebek yönteminin başarısı daha düşük olur, daha erken menapoza girilir ve bu kadınlarda kemik yoğunluğu yüzde 5-10 daha düşüktür. Rahim başı kanserlerinin yüzde 19’u ve vulva kanserlerinin yüzde 40’ı sigara içmeye bağlıdır.
Hamilelik sırasında sigara içildiğinde anneyle bebek arasındaki kordondan nikotin, karbonmonoksit (egzoz gazı) ve diğer zehirli maddeler bebeğe geçer. Erken doğum olasılığı sigara içen kadınlarda daha yüksektir.

Sigaraya küçük yaşta başlamak gelişimi ve çocuğun psikolojisini nasıl etkiler?
Anne-babası sigara içen çocukların sigara içme olasılıkları içmeyenlere göre yedi kat fazladır. Sigara dumanına maruz kalan çocukların okul başarısının etkilendiği saptanmıştır. Sigara dumanı solumak matematik yeteneği ve okuma başarısını üç-dört ay geriletir. Ayrıca sigara içmeyi seçmiş gençlerin diğer risk taşıyan etkinliklere katılma olasılığı da yükseliyor. Hızlı araba kullanmak, korunmadan seks bu çocuklar arasında sıktır.

Kalp ve damarlar nasıl etkileniyor?
Sigara damarların iç yüzeyindeki düzgünlüğü ve parlaklığı kaybettirir. Damar içi, kireçle tıkanmış su borusu gibi tıkanmaya başlar. Damar içinde pıhtılaşmayı sağlayan hücreler de mini pıhtılar oluşturur. Atar damarların tıkanması halinde besledikleri organ beslenemez. Kol ve bacaklarda gangrenler oluşur ve bazen bu uzuvların kesilmesi gerekir. Aynı durum koroner arter denilen kalbi besleyen damarlarda olursa kalp beslenmesi bozulur ve kalp krizleri oluşur.

Sigara içen bir insan sigaranın vücudundaki zararlarını nasıl görebilir?
Göz sulanması, kaşıntı, burun akıntısı, balgamlı öksürük, eforla zorlanma görülür. Damar tıkanıklığı olursa, bacak ağrıları, ereksiyon güçlüğü, göğüs ağrısı, balgamda kan olur.

Sigarayı bırakmak için etkili yöntemler nelerdir?
Yoksunluk belirtileri sigaraya tekrar başlamaya neden olabilir. Yoksunluk belirtilerinin hekim gözetiminde ilaçlı tedaviyle önlenmesi, alışkanlık ve psikolojik boyutunun desteklenmesi bırakma olasılığını artırır.

Sigarayı bırakmada nikotini yerine koyma tedavileri denilen, sakız, cilde yapıştırılan bantlar, burun spreyleri kullanılıyor. Ayrıca nikotin içermeyen yeni tedaviler de var. Bupropion etken maddeli ilaç bunlardan biri. Variniklin etken maddeli ilaç ABD ve AB ülkelerinde kullanımda. Türkiye’de gelecek yıl kullanıma girmesi bekleniyor. Bu ilaç, nikotinin beyne yapışarak zevk verici hormon salınımını engelliyor ve böylelikle sigara içerek ortaya çıkan ödüllendirme ve yoksunluk mekanizmalarına izin vermiyor. Bu tip tedaviler bilimselliği kanıtlanmış yöntemlerdir. Mutlaka hekim denetiminde yapılmalıdır. Sigara bıraktırma bir tedavidir ve hekim olmayanların uygulamaması gerekir.

İlaç ve grup terapisi etkili
Bu ilaçların etkinliği ne düzeyde?

Bir sene sonunda sigara bırakmış olarak kalma oranı yüzde 25-30.

Grup terapileri de işe yarıyor mu?
12-13 kişiden oluşan gruplarla yapılan davranışsal tedaviler yararlı oluyor. Genellikle ilaçla birlikte uygulanması yararlıdır.

Bırakmanın en kolay yolu ne?
Aniden karar vererek beyinde bitirmek ve tıbbi yardım istemek.

IQS, lazer, ışın tedavisi vb. yöntemler  de kullanılıyor. Etkinlikleri nedir?
Bu yöntemlerin yararlı olduğu bilimsel olarak ispat edilmemiştir.

Bırakmak isteyen ne yapmalı?
Bilimsel çalışan bir hekim denetimindeki  sigara bırakma kliniğine başvurmalı, ispat edilmemiş yöntemlere güvenmemeli.

Doğru adresler nelerdir?
Üniversitelerin göğüs hastalıkları veya psikiyatri klinikleri, göğüs hastalıkları hastaneleri ve devlet hastanelerinin göğüs hastalıkları  kliniklerine  başvurabilirler.

Başkasının dumanı da kanserojen içerir

Sigaranın akciğerlere zararları nelerdir?
Sigara akciğerin elastik dokusunun tahrip eder. Balon gibi şişip sönerek çalışan akciğerler elastik yapılarını kaybederlerse  şişip kalırlar ve nefes verme sırasındaki havayı dışarı atma işini tam gerçekleştiremezler. Anfizem ve sonunda gelişen solunum yetmezliği bu nedenle olur. Sigara içindeki 81 kanser yapıcı madde insan hücresinde bulunana DNA nın parçalanmasına ve tamir sırasında yanlış yapılmasına ve dolayısıyla kanserlere neden olur.

Sigara içinde bulunan maddeler ayrıca astımı kolaylaştırır ve astım nöbetlerini artırır.

Sigara, içmeyen ama aynı ortamda bulunanları da aynı derecede mi etkiler?
Sigara içmemeyi seçmiş kişilerin sigara içenlerin üfledikleri veya sigaralarının yanması ile ortaya çıkan çevresel tütün dumanını solumak zorunda kalmalarına pasif sigara içiciliği denir. Çevresel tütün dumanının içinde daha çok kanser yapıcı ve daha yüksek oranda nikotin vardır. Bu dumanı soluyan çocuklarda astım nöbetleri iki kat daha sık ve ağır olur.

Sigara içen biriyle uzun yıllar yaşayanlarda veya işyerlerinde sigara içilen kişilerde kanser oranları daha yüksektir. Sigara içmeyen bireyler sigara dumanına maruz kaldıklarında sigara içenlerin hastalıklarına yakalanırlar. Birincil insan hakkı olan sağlıklı yaşam, için sigara içenlerin içmeyenlerin haklarına saygı göstermeleri gereklidir. Dahası bunun yasalarla mutlak surette düzenlenmesi gerekir. Sigara içilen alanların havalandırma sistemleri ile ayrılmasının kanser yapıcı kimyasal maddeleri temizlemediği gösterilmiştir. Sağlıklı solumak ve hasta olmamak için kapalı alanların mutlaka tamamen sigarasız hale getirilmesi gerekir.

KAYNAK:HABER7.COM

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

İSTANBULHABER34 Bilgisayar

Kategoriler

Arkadaşlarım